Edilgenlik: İş Dünyasında Duygusal Zeka

İşe yeni başladığın günü hatırlıyor musun? Kaygın ve endişen var mıydı? İş arkadaşlarının sana olan bakış açısını merak ediyor muydun? İşini yanlış veya eksik yapma korkusu var mıydı?

Gel zaman, git zaman, artık sen, kendi işini iyi yapan birine dönüştün. İşe yeni aldığın yahut işe yeni aldığınız biri için neler yapıyorsunuz? Onun işe uyum sağlaması için nasıl bir yol haritanız var? Sence, onun kaygılarını ve endişelerini iyi şekilde analiz edebiliyor musun? Buna yönelik nasıl çözümler üretiyorsunuz? Nasıl ki bir öğrenci yeni bir sınıfa başlarsa, hocası ona yeniden bazı şeyleri öğretir. Sence işe yeni başlayan biri için böyle bir ihtiyaç yok mu? Ona yol gösteren bir rehber, bir mentor yahut bir lidere ihtiyaç yok mu? Yanlış yaptığında, “Olabilir, yanlış yapmış olabilirsin.” “Sana daha doğrusunu göstermemi ister misin?” Ona, senin onun rehberi olman için bunu ona teklif edebiliyor musun? Yoksa, “Doğrusu bu şekilde yapılır!” deyip sadece problemler anında mı onun yanında oluyorsun?

Erhan Erkut hocan, “Hangi alan olursa olsun kendi mentorunu bulmak gerekir”, diyor. Her zaman bireyler bunun farkında değiller. Özellikle bizim gibi danışma kültürünün çok fazla gelişmediği kültürlerde. İşe yeni başlamış birine rehberlik etmek gerekmez mi sence? Örneği, #Montessori eğitimlerinde, iki buçuk ve üç buçuk yaş arasındaki çocuklara, “Kapı nasıl açılır ve Kapı nasıl kapanır?” ritüel içinde bir eğitim veriliyor. Düşünebiliyor musun? O yaşlardaki bir çocuk aslında görerek öğrenebiliyor. Ama yine de işin adabı nasıl olur, diye gösteriyorlar? Senin çalıştığın kurumda belli ritüeller var mı? Yeni başlayan kişiler doğrudan işin başına mı geçiyor? Onlar, işlerini yaparken, bir rehber olgunluğunda ona nasıl daha iyi yapılma biçimini gösteriyor musun?

İkinci olarak, işe yeni başlayan biri, müşterinizle bir problem yaşadığında ona karşı nasıl bir tutum sergiliyorsun? Onu eleştiriyor musun? Yoksa, ona doğru şekilde bireysel konuşarak rehberlik ediyor musun? Örneğin, duygularını yönetmekte güçlük yaşadı. Müşteriye karşı sinirli davrandı. Bu durumda nasıl bir aksiyon alırsın? Müşterilerin ve diğer çalışanların ortasında onu rencide mi edersin yoksa. Olay çözüldükten sonra, onu bir köşeye çekip onu anlamaya mı çalışırsın?
– Bugün seni gergin gördüm? Özel değilse, sebebini bana anlatmak ister misin?
– Olabilir, ben de işe yeni geldiğim bazen kendimi tutamadığım zamanlar olmuştu. Sinirliydim, müşteri de sinirlenince, müşteriye karşı sesim yükselmişti. Sonrasında, olay yatıştıktan sonra grup liderimle çay içip sohbet etmiştik. Biliyor musun? Anlaşıldığımı ilk defa bir iş yerinde hissetmiştim.. vb.

Sence, senin problem çözme becerilerin nasıl? İnsanları kırmadan, onların gönlüne girebiliyor musun?

Ekip arkadaşların, sana kendi duygularını, düşüncelerini açabiliyorlar mı? Sana akıl danışıyorlar mı? Yoksa, sadece verilen işi mi bitirmeye mi odaklanıyorsun?

Montessori — Practical Life — Preliminary Exercises — Opening a Door (infomontessori.com)

Pedagoji Okulu 34 — Ergenlik Dönemi 1 — Pedagog Adem Güneş — YouTube


Görüşmek isterseniz, randevu bağlantısı için buraya tıkla

sezgin ildeş | LinkedIn
https://t.me/PedagojiOkulu1
Pedagoji Okulu Topluluğu (@pedagojiokulu1)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: